Yalın Üretim - Taiichi OHNO ile başlayan yolculuk
Tedarikçilerimizden başlayıp, nihai kullanıcıda tamamlanan sürecin tamamında israfları yok ederek, değer akışının kesintiye uğramadan sağlanması temeline dayanan bir düşünce sistematiğidir.
1950’lerin başında tekstil makineleri üreten “Toyoda” ailesinden mühendis Eiji Toyoda ve birlikte çalıştıkları dahi mühendis Taiichi Ohno’nun liderliğinde, Japonya’da “Toyota” firmasında atılmıştır.
Eiji Toyoda ve Taiichi Ohno 1950’de, Henry Ford’ un mimarı olduğu seri üretim sistemini incelemek üzere Amerika’ya iş seyahatine giderler. Burada elde ettikleri veriler ışığında, Ford’un öncülük ettiği kitle üretim sisteminin Japonya’ya hiç de uygun olmadığına karar verirler ve bu karar yeni bir üretim ve yönetim felsefesinin doğmasını sağlar.
Eiji Toyoda ve Taiichi Ohno ikilisi fordist model üzerine çalışarak “Toyota Üretim Sistemi” ni geliştirdiler. Toyota Üretim Sistemi‘nin temeli ise “tam zamanında” üretim idi. Taiichi Ohno 1978 ‘de geliştirdikleri “Toyota Production System” ini Japonca dilinde yayınladı.
Ohno’ya göre Toyota üretim sisteminin temel amacı maliyetleri düşürmektir. Yani israfları yok etmek, bu da ancak miktarların kontrol edilmesi, kalite güvencesi ve insan haklarına saygı ile başarılabilirdi.
Taiichi Ohno sadece ihtiyaç duyulan zamanda, ihtiyaç duyulan miktarda üretilmesini öneriyordu.
Çekme yerine itme sistemi olan bir işletmede, dengelenmemiş hatlar, dengelenmemiş hatların kaçınılmaz sonu ara stoklar, hatalı üretim, müşteri şikayetleri, hantallaşmış üretim dinamikleri, öğrenilmiş çaresizlikler ve adeta ölü toprağı serpilmiş sistemler karşımıza çıkmaktadır. Maalesef çoğu danışanımızın yaşadığı en can alıcı problemdir.
Yalın üretimde müşterinin ödemeyi kabul ettiği maliyetler “değer” olarak ifade edilir. Diğer bir ifade ile müşteriler “israf” olarak tanımlanan hiç bir şeyin ödemesini yapmamıştır. Burdan hareketle İsraf oluştuğu ölçüde karlılığımız azalır.
Peki şimdi israfları nasıl tanımlarız ve yok ederiz? İşte tam da bu noktada yalın teknikler imdadımıza yetişiyor.
Çoğu zaman finansal tablolarda karlılığın azaldığını veya zararda olduğumuzu gördüğümüzde , israfımız olduğu anlıyoruz ancak , “nasıl bulacağız?” sorusu bizi yormakta. Zararın karşılığı israflardır ve ölçmeden çoğu zaman farkında bile olmuyoruz . İsrafı yok edebilmemiz için öncelikle israfları görünür kılmak gerekir. Bu durumda yine yalın üretim tekniklerini kullanıyoruz.
Tedarikçilerden nihai kullanıcıya kadarki ürün/hizmet yaratma adımlarındaki bütün israfların (Üretim hataları, üretimdeki beklemeler, fazla üretim, gereksiz stoklar, gereksiz işler, gereksiz hareketler, gereksiz taşımalar) yok edilmesi sayesinde, maliyetlerin düşürülmesi, müşteri memnuniyetinin arttırılması, müşteri taleplerine cevap verebilmek için esnekliğin artması ve nakit akışının hızlanması hedeflenir.
Özetle Yalın; sisteme yük getiren tüm israflardan (yağlardan) arınmayı hedef alan bir yaklaşımdır.
YALIN DÜŞÜN, DEĞER YARAT!
Yalın Felsefe’nin İlkeleri
1. Değer
Yalın felsefe “değer” i tanımlamakla başlar. Değer; müşterinin maliyetine katlandığı her unsur’dur. “Değer” olarak tanımlanmamış her proses adımı “İsraf” olarak ifade edilir.
2. Değer Akışı
Ham maddeden bitmiş ürün elde edilene kadarki, yüksek oranda israf içeren süreç akışıdır.
Yalın felsefe, sisteme bütünsel bakabilme sanatıdır. Bir düşüncenin ürün tasarımından, ham maddenin bitmiş ürüne dönüşüp son kullanıcıya ulaştığı süreç adımlarının tamamını görebilmektir.
Üretimde yalın felsefe’ ye göre 3 çeşit operasyon vardır:
“Değer yaratan” ( Kaynak, boru bükme, montaj vb )
“Değer yaratmayan ama zorunlu” ( Taşıma, kurulum, bakım, vb )
“Değer yaratmayan ve önlenebilir”( Hatalı üretim, Operatörün malzeme beklemesi, tamir vb )
Görünüşte analiz etme ihtiyacı bile duyulmayan proseslerdeki adımlar, rakamlarla ifade edip analiz edildiğinde kayıplarımızın korkutucu boyutlarda olduğunu görmüş oluyoruz. Önemli ölçüde iyileştirmeler elde edilmekte.
İsraflar yok edildikten sonra, “değer yaratan” adımların sürekli akış gerçekleştirmesi sağlanmalıdır.
3. Sürekli Akış
Akış ilkesinin öncüsü Henry Ford’ dur olmuştur. 1913 yılında T model arabanın üretimi için gerekli faaliyetler, montaj hattında sürekli akış gerçekleştirilerek %90 oranında azaltılmıştır.
Müşterinin talep etmediği ürünü “itme” yerine, müşterinin ürün “çekme” sini sağlamak israfların önemli bir kısmını minimize eder. Müşteri tarafından çekme gerçekleştiğinde müşteri taleplerine odaklanıp kalitemizi daha da arttırırız.
4. Çekme
Müşteri talep etmeden hiç bir şekilde ürün veya hizmet üretilmeyeceği anlamına gelir. “Değer”in müşteri tarafından çekilmesini belirten ilkedir.
Çekme, müşterinin bir ürün için yaptığı taleple başlar. Ürün müşteriye ulaşana kadarki prosesler, en son adımdan başlayarak, her adımın bir öncekinden talep etmesiyle üretimi başlatmak şeklinde uygulanır. Operasyon adımlarında, her adım bir öncekinin müşterisidir.
Çekme sisteminin firmalar arası değer akışına uyarlanması; hız , kalite ve zaman kazanımlarıyla beraber kalitemizdeki artış mükemmellik yolculuğuna adım atmamızı sağlar.
5. Mükemmellik
Yalın felsefenin ilk 4 ilkesi Mükemmelliğe hizmet etmekle beraber Mükemmellik için gerekli vizyoner operasyonları içermektedir.
Yalın bir düşence sistematiğinin yanında yönetim modelidir.
Yalın felsefe’ yi yönetim modeli olarak organizasyonumuza yaydıktan sonra, işgücü verimliliği, stok seviyeleri, kayıp zamanlar, hatalı üretim ve ıskarta oranlarının hepsinde, önemli iyileşmeler ölçülebilecektir.
Mükemmellik yolculuğunda sistemdeki tedarikçiler, çalışanlar, müşteriler, özetle tüm paydaşlar sistemin bütününü görebilmekteler. Böylece, sürecin hangi noktasına müdahale edilmesi gerektiğini net bir şekilde fark edip, israfları daha rahat yok ederek verimliliği hızlıca arttırabilirler.
Mükemmellik ilkesinde PUKÖ (Planla-Uygula-Kontrol et-Önlem al) döngüsü etkin olarak kullanılmaktadır. Bu yaklaşım sürekli akış halindeki sistemde, problemin tekrarını önlemeyi hızla mümkün kılar.
